ARC FİNANSAL DANIŞMANLIK LTD. ŞTİ.

Makale & Yazı

18. ve 19 Yüzyılda İngiltere ve Fransada sermayenin geçirdiği dönüşümler

18. ve 19 Yüzyılda İngiltere ve Fransada sermayenin geçirdiği dönüşümler

İngiltere ve Fransa’da Sermayenin Geçirdiği Dönüşümler

Fransa ve İngiltere’nin 18. yüzyıldan sonra geçirdiği dönüşümleri incelemek gerekir. Bu iki ülke, haklarında en zengin tarihsel kaynaklara sahip olduğumuz ve bu sayede en homojen ve eksiksiz uzun vadeli tahminlerin yapılabildiği ülkelerdir.

Sermaye/gelir oranı, 18. ve 19. yüzyıllarda nispeten sabit kalmıştır. 20. yüzyılda, özellikle Birinci Dünya Savaşı sonrasında, sert bir düşüş yaşanmıştır. İkinci Dünya Savaşı sonrasında ise yeniden artış gösteren sermaye/gelir oranı, 2010 yılında ulusal sermayenin beş-altı yıllık millî gelir düzeyine ulaşmıştır. Sermaye/gelir oranı, 1945-2012 döneminde iki katından fazla yükselmiştir.

yüzyıla damgasını vuran şiddetli askerî, siyasi ve ekonomik mücadelelerle orantılı olarak, özellikle sermaye, özel mülkiyet ve zenginliğin küresel dağılımında ciddi dalgalanmalar yaşandığı görülmektedir. Buna karşılık, 18. ve 19. yüzyıllar oldukça sakin geçmiştir.

Sonuç olarak sermaye/gelir oranı, 2010’lu yılların başında Birinci Dünya Savaşı öncesindeki seviyesine geri dönmüştür. Hatta sermaye birikimi, millî gelir yerine kullanılabilir hane halkı gelirine oranlandığında, savaş öncesi seviyeyi de aşmıştır.

Mevcut ölçümlerdeki hata ve belirsizliklere rağmen, 1950’li yıllarda başlayan sürecin ardından 1990-2000’li yıllarda maddi refah düzeyine ulaşılmıştır. Sermaye, 20. yüzyılın ortalarında büyük ölçüde değer kaybetmişken 21. yüzyılın başlarında 18. ve 19. yüzyıllardaki seviyelerine dönmeye başlamıştır. Başka bir ifadeyle, kaybedilen servet yeniden kazanılmıştır.

Bununla birlikte, 21. yüzyıldaki sermaye ile 18. yüzyıldaki sermaye arasında önemli farklılıklar bulunmaktadır. İngiltere ve Fransa’daki değişimler de benzer bir seyir izlemiştir. Tarım arazilerinin uzun vadede ve kademeli olarak yerini binalara, işletme sermayesine, şirketlere ve devlet kurumlarına yapılan finansal yatırımlara bıraktığını söyleyebiliriz.

Ulusal sermaye, yurt içi sermaye ve net yabancı sermaye olmak üzere ikiye ayrılabilir. Yurt içi sermaye, ilgili ülkede bulunan toplam sermayenin değerini ölçer. Net yabancı sermaye veya net yabancı varlıklar ise ilgili ülkenin dünyanın geri kalanında sahip olduğu varlıklar ile dünyanın geri kalanının söz konusu ülkede sahip olduğu varlıklar arasındaki farkı ifade eder. Bu hesaplamaya devlet tahvilleri gibi finansal varlıklar da dâhildir.

Ulusal sermaye şu şekilde formüle edilebilir:

Ulusal Sermaye = Tarım Arazileri + Konutlar + Diğer Yurt İçi Sermaye + Net Yabancı Sermaye

Yabancı Sermayenin Yükselişi ve Düşüşü

Son üç yüz yılın en büyük iki sömürgeci gücü olan İngiltere ve Fransa’nın sömürgecilik tarihi bağlamında, yabancı sermayenin kendine özgü bir seyir izlediğini söyleyebiliriz. 18. ve 19. yüzyıllar boyunca bu iki ülkenin dünyanın geri kalanında sahip olduğu varlıklar sürekli artmış ve Birinci Dünya Savaşı öncesinde son derece yüksek bir seviyeye ulaşmıştır. Ancak bu varlıklar, 1914-1945 döneminde tam anlamıyla çökmüş ve o tarihten günümüze kadar düşük seviyelerde kalmıştır.

Birinci Dünya Savaşı öncesinde İngiltere, dünyanın en büyük sömürgeci imparatorluğuydu. Ülke, yaklaşık iki yıllık millî gelirine veya kendi tarım arazilerinin değerinin altı katına eşit miktarda yabancı varlığa sahipti.

yüzyılın sonlarında ve 20. yüzyılın başlarında net yabancı varlıkların durumu, İngiltere ve Fransa’nın yapısal bir dış ticaret açığı vermesine imkân sağlamıştır. Bu noktayı anlamak önemlidir. 1880-1914 yılları arasında iki ülke, değer olarak ihraç ettiklerinden daha fazla mal ve hizmet ithal etmiştir. Buna rağmen bu durum onlar için önemli bir sorun oluşturmamıştır. Çünkü dünyanın geri kalanından elde ettikleri yurt dışı sermaye gelirleri, millî gelirlerinin %5’ini aşmaktaydı.

Mal sahibi olmak, insana tüketimini sürdürme ve çalışmadan birikim yapabilme ya da en azından yalnızca çalışarak elde ettiğinden daha fazlasını tüketme veya biriktirme imkânı sağlar. Sömürgecilik döneminde bu durum uluslararası ölçekte yaşanmıştır.

İki dünya savaşının, 1930’lu yıllardaki ekonomik krizin ve sömürgeciliğin sona ermesinin yarattığı sıkıntıların ardından, söz konusu yabancı varlık birikimi de büyük ölçüde ortadan kalkmıştır. kaynak. kapital

Sürecinizi birlikte değerlendirelim

Mali tablolarınızı ve mevcut borç yapınızı inceleyerek, şirketiniz için hangi yolun gerçekçi olduğunu açık biçimde ortaya koyalım.

Bize Ulaşın