5 Kasım 2026 · Ruşen Çolak
KESİN MÜHLETİN ALACAKLILAR BAKIMINDAN SONUÇLARI - 2 -
Takip yasağının müşterek borçlu ve kefillere etkisi:
7101 sayılı Kanun ile değişik İİK'nin 294. maddesinin öngördüğü takip yasağı, birlikte borçluları ve kefilleri kapsamamaktadır. Bu nedenle ortak borçlular ile kefiller aleyhine mühlet içinde takip yapılmasına engel yoktur. Kefaletin adi kefalet niteliğinde olması da bu sonucu etkilemez. Bu durumda adi kefil, önce borçluya başvurulması yolundaki defiyi öne süremez.
Konkordato mühleti paraya çevrilmiş hacizleri etkilemez:
Borçlunun haczedilen malları mühlet öncesinde paraya çevrilmiş veya doğrudan doğruya borçluya ait bulunan nakit üzerine haciz konulmuş ise alacaklı, konkordatodan etkilenmeyerek alacağını tahsil edebilir. Bu faraziyede, iflası düzenleyen hükümler arasında yer alan 186. madde kıyasen uygulanmak gerekir.
Mühlet içinde borçlu aleyhine hiçbir takibin yapılamayacağı:
Konkordato mühleti içinde borçlu aleyhine, hangi alacak için olursa olsun, kayıtsız şartsız hiçbir şekilde iflas takibi yapılamaz. Bu önemli esas, mühletten sonra doğan alacaklar ile kamu alacakları için de mutlak geçerlidir.
Konkordato mühletinin iflas davalarına etkisi:
İflas prosedürüne göre yapılan takiplere dayalı davaların, takibin bir uzantısı ve devamı niteliği taşıdığı doktrinde ittifakla benimsenmektedir. Bu kabulün doğal bir sonucu olarak takiplere dayalı iflas davalarının mühlet içinde açılamaması ve mühlet öncesinde açılmış iflas davalarının da durması gerekir.
Devamını Oku →