ARC FİNANSAL DANIŞMANLIK LTD. ŞTİ.

Makale & Yazı

KITLIK PRENSİBİ -3-

KITLIK PRENSİBİ -3-

Ekonomik Kalkınmanın Tarihi

Ekonomik kalkınmanın tarihi, öncelikle hem yaşam tarzlarındaki hem de üretilen ve tüketilen mal ve hizmetlerdeki çeşitlenmenin tarihidir. Dolayısıyla çok boyutlu bir süreçtir ve doğası gereği tek bir parasal göstergeyle hakkıyla özetlenemez. Batı Avrupa, Kuzey Amerika ya da Japonya’da ortalama gelir, 1700 yılında kişi başına ayda 100 avronun çok az üzerindeyken 2012 yılında 2.500 avroyu geçmiş, yani yirmi kattan fazla artmıştır.

Satın Alma Gücünün On Kat Artması Ne Anlama Gelir?

Sanayi Devrimi’nden bu yana yaşam standartlarındaki ve yaşam tarzlarındaki çarpıcı değişimi ölçmenin tek yolu, gelir seviyelerinin günümüzdeki parasal karşılığına bakmak ve bunları başka dönemlerdeki farklı mal ve hizmetlerin fiyat seviyeleriyle karşılaştırmaktır.

Verimlilik artışının ekonominin ortalamasının üzerinde, fiyatların ise genel fiyat seviyesinin nispeten altında olduğu endüstriyel mal ve hizmetler; verimlilik artışının uzun süre boyunca sürekli ve belirleyici olduğu, ancak endüstriyel ürünlerdekine kıyasla daha düşük seyrettiği ve bu nedenle fiyatların genel fiyat seviyesiyle koşut biçimde arttığı gıda malları; son olarak da verimlilik artışının genel olarak nispeten düşük olduğu, hatta bazı durumlarda sıfıra yaklaştığı ve fiyatların genel fiyat seviyesinden çok daha hızlı yükseldiği hizmetler bulunmaktadır. Verimlilik artışının düşük olduğu hizmet sektörünün, giderek artan bir iş gücünü kendisine çekme eğilimi göstermesi de bu durumla açıklanabilir.

Fransa

1787-1788 yıllarında, Fransız Devrimi’nden hemen önce, Breton ve Franche-Comté bölgelerinden geçerek Calais’den Pireneler’e kadar Fransız Krallığı’nı baştan başa dolaşan İngiliz ziraatçı Arthur Young, Fransız taşrasındaki sefaleti yazılarında anlatmıştır. Bu yazılar, Fransa’nın toplumsal ve ekonomik durumunun anlaşılması bakımından dikkat çekici bir kaynak oluşturmuştur.

Fransa, Avrupa’nın en kalabalık ülkelerinden biriydi ve bu nedenle ideal bir gözlem noktası teşkil ediyordu. 1700’lü yılların başlarında İngiltere’nin nüfusu 8 milyon civarındayken Fransa Krallığı’nın nüfusu 20 milyona ulaşıyordu. Fransa’nın nüfusu, XIV. Louis’nin saltanatından XVI. Louis’nin tahttan feragat etmesine kadar, 18. yüzyıl boyunca düzenli bir biçimde artmaya devam etti. 1780’lerde Fransız nüfusu 30 milyona yaklaşmıştı.

İlk kez karşılaşılan böylesi bir demografik hareketliliğin, 1789’daki patlamadan önceki yıllarda tarım ücretlerinin durgunlaşmasına ve toprak kiralarının artmasına yol açtığını düşünmek için güçlü gerekçeler bulunmaktadır. Bu gelişme, Fransız Devrimi’nin tek nedeni olmasa da aristokrasinin ve mevcut siyasi rejimin hızla itibar kaybetmesine katkıda bulunmuştur. kaynak. kapital

Sürecinizi birlikte değerlendirelim

Mali tablolarınızı ve mevcut borç yapınızı inceleyerek, şirketiniz için hangi yolun gerçekçi olduğunu açık biçimde ortaya koyalım.

Bize Ulaşın