ARC FİNANSAL DANIŞMANLIK LTD. ŞTİ.

Sektörel Analiz

KONKORDATO BORCU İÇİN 3.ŞAHSIN TEMINATI SATIŞI MÜMKÜNMÜ

ÜÇÜMCÜŞAHSIN TEMİNATI SATIŞI

KONKORDATO BORCU İÇİN 3.ŞAHSIN TEMINATI SATIŞI MÜMKÜNMÜ

ÜÇÜNCÜ ŞAHSIN İPOTEĞİNİN PARAYA ÇEVRİLMESİ

 

Konkordato borçlusuna ait teminat olarak verilen 3. Şahsın ipteği İİK göre durumunun incelenmesi

İpoteğin sahibi konkordato borçlusu değil, 3. kişi ise, konkordato mühleti içinde bu ipoteğin satılıp satılamayacağı konusunda uygulamada ve öğretide farklı görüşler bulunmaktadır.

İİK m. 295 uyarınca, konkordato mühleti içinde rehinli alacaklı:

  • rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatabilir, 
  • başlamış takibe devam edebilir, 

ancak kural olarak rehinli mal muhafaza altına alınamaz ve satılamaz. 

Banka alacağı konkordato borçlusuna ait, fakat banka lehine ipotek veren taşınmaz 3. kişiye ait.

 3. kişinin verdiği ipotek bakımından durum

Bu konuda iki farklı hukuki yaklaşım var.

Bir görüşe göre: İİK m. 295'teki satış yasağı, ipotek 3. kişi tarafından verilmiş olsa dahi uygulanır. Yani konkordato mühleti boyunca 3. kişiye ait taşınmaz da satılamaz. Bu görüş, özellikle konkordato mühletinin amacını ve rehinli alacaklıların durumunu esas alıyor. 

Diğer görüş ve bazı Yargıtay kararlarına dayanan yaklaşım ise: Taşınmaz konkordato borçlusunun malvarlığında değilse, 3. kişinin taşınmazının satılması konkordato borçlusunun malvarlığını azaltmadığından, İİK m. 295'teki satış yasağı uygulanmaz. Buna göre banka, 3. kişinin verdiği ipoteği konkordato mühleti sırasında paraya çevirebilir ve taşınmazın satışını gerçekleştirebilir. 

Bu ikinci yaklaşım özellikle önemli; çünkü Yargıtay'ın 2021 tarihli kararları üzerine yapılan akademik değerlendirmelerde, 3. kişinin taşınmazı üzerinde borçlu lehine kurulmuş ipoteğin paraya çevrilmesinin konkordato kapsamında engellenmemesi gerektiği yönündeki yaklaşım aktarılıyor. 

 

Banka → alacaklı
A şirketi → konkordato borçlusu
B kişisi/şirketi → taşınmaz maliki ve ipotek veren 3. kişi
Banka lehine B'nin taşınmazında ipotek

ise, ipoteğin konkordato borçlusunun değil 3. kişinin malı üzerinde olması nedeniyle satışın mümkün olduğunu savunan güçlü bir hukuki görüş ve Yargıtay içtihadı bulunmaktadır.

Ancak burada kesin mühlet mi, geçici mühlet mi, ipoteğin hangi tarihte kurulduğu, banka tarafından ipoteğin paraya çevrilmesi takibinin ne zaman başlatıldığı ve satış aşamasına gelip gelmediği sonucu doğrudan etkileyebilir.

Özellikle kesin mühlet kararından sonra satış dosyasında satış günü verilmişse, ayrıca değerlendirmek gerekir.

Bankanın  satış yapıp yapamayacağını ve satışın iptali için hangi hukuki yolun kullanılabileceğini madde madde değerlendirebilirim:

  1. Konkordato geçici mühlet tarihi 
  2. Kesin mühlet tarihi (varsa) 
  3. İpotekli taşınmazın 3. kişiye ait olup olmadığı
  4. Bankanın ipoteğin paraya çevrilmesi takibini hangi tarihte başlattığı 
  5. Şu anda dosya satış ilanı aşamasında mı, yoksa ihale yapıldı mı? 

Sonuç olarak alacaklı banka mahkemeden satış izni ister, komiser heyeti şirketin esas faaliyeti için zorunlu mülk olmadığını açıklayarak ( eğer söz konusu gayrimenkul işin devamını bozmayacaksa ) satışa izin verir, alacaklı banka gerekli yasal yolları tüketerek satışı çıkarır, burada genelde tebligat yönünden 3. Şahsa yapılan tebligatlar süresinde ve usulüne  uygun yapılmadığından borçlu tarafından açılan itiraz davası kabul edilir ve satış günü verilmiş olsa bile satış düşer, satış yapılamaz. Konu ile ilgili ilk derece mahkemesinin örnek kararları mevcuttur.

 

Sürecinizi birlikte değerlendirelim

Mali tablolarınızı ve mevcut borç yapınızı inceleyerek, şirketiniz için hangi yolun gerçekçi olduğunu açık biçimde ortaya koyalım.

Bize Ulaşın