Sektörel Analiz
SERMAYENIN BİÇİM DEĞİŞTİRMESİ
SERMAYENİN BİÇİM DEĞİŞTİRMESİ
Zenginliğin Doğası
Honoré de Balzac’ın veya Jane Austen’ın romanlarını yazdığı 19. yüzyılın başında, servetin doğası tüm okuyucular açısından nispeten bilinen bir olguydu. Servet rant sağlar; yani sahiplerine geliri güvenli ve düzenli bir şekilde sunar. Bu nedenle de özellikle arazi ya da devlet tahvili görünümünü alır.
- yüzyıldan bakınca, bu servet çeşitleri bize modası geçmiş gibi görünebilir ve bunları, sermayenin daha dinamik olduğu günümüzün ekonomik ve sosyal gerekçeleriyle hiçbir ilgisi olmayan, uzak ve silinmiş tarihe göndermek cazip gelebilir. 19. yüzyıl romanlarının karakterlerinin çoğunlukla ilk rantiye örneklerini, demokratik ve meritokratik modern çağımızın nefret edilen figürlerini temsil ettiklerini söyleyebiliriz.
Bu döneme biraz daha yakından bakarsak, 21. yüzyılla arasında sanıldığından daha az fark olduğunu görürüz. Öncelikle, bu iki servet biçimi (toprak ve devlet tahvili) çok farklı sorunları beraberinde getirmektedir. Devlet tahvili, vatandaşların bir kısmının (faiz gelirini alanlar), diğerleri (vergileri ödeyenler) üzerindeki alacaklarıdır. Bu durumda, milli servetten çıkartılıp özel servete eklenmesi gerekir.
Devletlerin borçları ve servetin doğası hakkındaki bu karmaşık sorun, günümüzde en az 1800'de olduğu kadar önemlidir ve geçmişin araştırılması, bizi bugün önemli bir endişe kaynağı olan bu gerçek konusunda aydınlatabilir. Zira günümüzde kamu borçları, en azından İngiltere'de 19. yüzyıl başındaki astronomik seviyelerden uzak olsa da, Fransa ve diğer birçok ülkede tarihsel rekorlara yaklaşmış durumdadır ve kuşkusuz, Napolyon döneminde yol açtığından daha fazla kafa karışıklığına yol açmaktadır.
Finansal aracılık süreci, para bankaya yatırılır, banka da başka yere yatırım yapar; gerçekten böyle karmaşık bir hâle gelmiştir ki kimin neye sahip olduğunu unuturuz.
Bu durumda, güvenilir sermayeyi mi, yoksa riskli yatırımları mı seçmeliyiz? Yoksa o dönemden bugüne kadar hiçbir şeyin değişmediği sonucuna mı varmalıyız? 18. yüzyıldan bu yana sermayenin yapısı, gerçek anlamda ne tür değişimler göstermiştir?
Sermaye güvende değildir; her zaman risk altındadır ve en azından başlangıçta girişimcidir. Aynı zamanda, sonsuz bir biçimde biriktikçe ranta dönüşmeye yönelir. Bu, onun doğal yönelimi, mantıksal kaderidir. Günümüzdeki modern toplumlardaki eşitsizlikler, Balzac ve Austen’ın yaşadığı çağı karakterize eder.